| SIIRLERI | |
| |
|
![]() |
BEKLENEN Ne hasta bekler sabahi, Ne taze oluyu mezar. Ne de seytan, bir gunahi, Seni bekledigim kadar. Gecti istemem gelmeni, Yoklugunda buldum seni; Birak vehmimde golgeni, Gelme, artik neye yarar? OLMAZ MI? Yon yon sarilmisim ne yana baksam Sarilan olur da saran olmaz mi? Kim bu yuzu cizen sanatkar ressam; Gecip de aynaya soran olmaz mi? Bir parcacigim ben butune hasret; Zaman done dursun , o gune hasret; Ruhumsa zamanin ustune hasret; Ebediyet boyu bir an ...Olmaz mi? RAHMET Yaradan rahmetini kahrindan ustun saydi; Ne olurdu halimiz, gozyasi olmasaydi? |
| DUA Bicak soksan golgeme, Sicacik kanim damlar. Gir de bir bak ulkeme: Bassiz bassiz adamlar... Aglayin, su yukselsin! Belki kurtulur gemi. Anne, seccaden gelsin; Bize dua et, emi! SUAL-CEVAP Sual: Ey veli, insan nasil olmali, soyle! Cevap: Son anda nasil olacaksa hep oyle... HABERI YOK Su geceni durdursam, cekip de eteginden ; Soruversem: Haberin var mi oleceginden? |
![]() |
![]()
|
OPMEK Ellerime uzanan dudaklari tepeyim; Allah diyen gel seni ayagindan opeyim! YAKINLIK Neye yaklassam, sonu uzaklik ve kirginlik; Anla ki, yok, Allahtan baskasiyla yakinlik... IMAN Yum gozunu, kalbine her an yoklugu ufur! Kendinden gecmek iman, kendinde olmak kufur. DESTAN Durun kalabaliklar, bu cadde cikmaz sokak! Haykirsam, kollarimi makas gibi acarak: Durun, durun, bir dunya iniyor tepemizden, Catirtilar geliyor karanlik kubbemizden, Cekiyor tebesirle yekun hattini afet; Alevler icinde ev, ust katinda ziyafet! Durum diye bir laf var, buyurun size durum; Bu toprak cirkef oldu, bu gokyuzu bodrum! Bir sey koptu benden, sey, Herseyi tutan bir sey. Benim adim bay Necip, babamin ki Fazil bey, Utanirdi burnunu gostermekten sutninem, Kizimin gosterdigi, kefen bezine mahrem. Ey tepetaklak ehram, basi ustunde bina; Evde cinayet, tramvay arabasinda zina! Bir kitap sarayinin bin dolusu iskambil; Barajlar yikan sarap, sebil ustune sebil! Ve ferman, kumardaki dort kralin buyrugu: Baskentler haritasi, yerde sarhos kusmugu! Gecenler gecti seni, uctu pabucun dama, Catla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma! Ottur yem borusunu ottur, ottur, borazan! Bitpazarinda sattik, kalkamaz artik kazan! Allahin on pulunu bekleye dursun on kul; Bir kisiye tam dokuz, dokuz kisiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara sah olsa; Yasasin, kefenimin kefili karaborsa! Kubur faresi hayat, meselesiz, gerceksiz; Heykel destek ustunde, benim ruhum desteksiz. Siyaset kavas, ilim kole, sanat ihtilac; Serbest, verem ve sitma; mahpus, gumrukte ilac. Bulbullere emir var: Lisan ogren vakvaktan; Bahset tarih, baligin tirmandigi kavaktan! Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde; Tartilan vatana bak, dalkavuk kefesinde! Mezarda kan terliyor babamin iskeleti; Ne yaptik, ne yaptilar mukaddes emaneti? Ah! kucuk hokkabazlik, sefil aynali dolap; Bir sapka, bir eldiven, bir maymun ve inkilap! |
| O ERLER KI O erler ki, gonul fezasindalar, Toprakta surunme edasindalar. Yildizlari tesbih tesbih ceker de, Namazda arka saf hizasindalar. Icine nefs sizan ibadetlerin, Birbiri ardinca kazasindalar. Gunu her dem dolup her dem baslayan, Ezel senedinin imzasindalar. Bir an yabanciya kaysa gozleri, Bir omur gozyasi cezasindalar. Her rengi silici ask otesi renk; O rengin kavuran beyzasindalar. Ne cennet tasasi ve ne cehennem; Sadece Allah rizasindalar. ESER Gecekondu yapisi, bir ufurukluk eser... Elbet beklenen ruzgar bir gun Kibleden eser!.. MERDIVEN Diyorlar bana: Kalsin siir de soz de yerde! Sen arastir, goklere cikan merdiven nerde? FIKIR SANCISI Lafimin dostusunuz, cilemin yabancisi, Yok mudur, sizin koyde, ceken fikir sancisi?
|
![]() |
![]() |
ZINDANDAN MEHMETE MEKTUP Zindan iki hece Mehmetim lafta! Baba katiliyle baban bir safta! Bir de , geri adam, boynunda yafta... Halimi dusunup yanma Mehmetim! Kavusmak mi ?.. Belki .. Daha olmedim! Avlu ..Bir uzun yol .. Tugla doseli, Kirmizi tuglalar alti koseli, Bu yol da tutuktur hapse duseli... Git ve gel .. Yuz adim .. Bin yillik konak , Ne ayak dayanir buna, ne tirnak! Bir alem ki gokler boru icinde! Akil, olmazlarin zoru icinde. Ustuste sorular soru icinde; Dusun mu, konus mu, sus mu, unut mu? Buradan insan mi cikar , tabut mu? Bir idamlik Ali vardi, asildi; Kaydini dustuler , muhur basildi. Gecti gitti, birkac gunluk fasildi. Ondan kalan, boynu bukuk ve sefil; Bahceye diktigi uc bes karanfil... Mudur bey dert dinler , bugun maruzat! Catik kas.. Hukumet dedikleri zat .. Beni Allah tutmus , kim eder azat? Anlamaz ; yazisiz, pulsuz, dilekcem ... Anlamaz ; ruhuma gecti bilekcem! Saat bes dedi mi bir yirtici zil; Sayim var, maltada hizaya dizil! Tek yekun icinde yazil ve cizil! Insanlar zindanda birer kemmiyet; Urbalarla kemik , mintanlarla et. Somurtus ki bicak, nara ki tokat; Zift dolu gozlerde karanlik kat kat ... Yalniz seccademin yonunde sefkat; Beni kimsecikler oksamaz madem; Op beni alnimdan sen op seccadem! Cayci, getir , ilac kokulu caydan! Dakika duselim senelik paydan! Zindanda dakika farksizdir aydan. Karistir cayini zaman erisin; Kopuk kopuk , duman duman erisin! Peykeler, duvara mihli peykeler; Duvarda, baslardan , yagli lekeler, Gomulmus duvara, bas bas golgeler ... Duvar, katil duvar , yolumu bictin! Kanla dolu sunger ... Beynimi ictin! Sukut ... kivrim kivrim uzaklik uzar; Tek nokta secemez dunyadan nazar. Yerinde mi acep, olu ve mezar? Yeryuzu bosaldi , habersiz miyiz? Gunese goc var da, kalan biz miyiz? Dua, dua, eller karincalanmis; Yildizlar avucta, gok parcalanmis. Gozyasi bir tarla hep yoncalanmis ... Bir soluk, bir tutsu, bir ucan bugu; Iplik ki, incecik, orer boslugu. Ana rahmi zahir, su bizim kogus; Karanliginda nur, yeniden dogus ... Sesler duymaktayim: Davran ve bogus! Sen bir devsin , yuku agirdir devin! Kalk ayaga ,dimdik dogrul ve sevin! Mehmetim sevinin baslar yuksekte! Olsek de sevinin , eve donsek de! Sanma bu tekerlek kalir tumsekte! Yarin, elbet bizim, elbet bizimdir! Gun dogmus , gun batmis, ebed bizimdir! |
| TABUT Tahtadan yapilmis bir uzun kutu: Bas tarafi genis, ayak ucu dar. Cakanlar bilir ki, bu bos tabutu, Yarin kendileri dolduracaklar. Her yanindan kuculen bir oda gibi, Duvarlar yanasmis, tavan alcalmis. Sanki bir tas bebek kutuda gibi, Hayalim, icinde uzanmis gitmis. Ciliz vucuduma tam gorunse de, Icim , bu dar yere sigilmaz diyor. Geride kalanlar hep dovunse de, Insan birer birer yine giriyor. Olenler yeniden dogarmis; gercek! Tabut degildir bu, bir tahta kundak. Bu agir hediye kime gidecek, Cakilir cakilmaz ustune kapak? |
![]() |
![]() |
KALDIRIMLAR Sokaktayim, kimsesiz bir sokak ortasinda; Yuruyorum , arkama bakmadan yuruyorum. Yolumun karanliga saplanan noktasinda, Sanki beni bekleyen bir hayal goruyorum. Kara gokler kul rengi bulutlar ile kapanik; Evlerin bacasini kolluyor yildirimlar. In cin uykuda, yalniz iki yoldas uyanik; Biri benim, biri de serseri kaldirimlar. Icimde damla damla bir korku birikiyor; Saniyorum, her sokak basini kesmis devler... Ustume camlarini , hep simsiyah, dikiyor Gozune mil cekilmis bir ama gibi evler. Kaldirimlar, cilekes yalnizlarin annesi; Kaldirimlar, icimde yasamis bir insandir. Kaldirimlar, duyulur, ses kesilince sesi; Kaldirimlar, icimde kivrilan bir lisandir. Bana dusmez can vermek, yumusak bir kucakta Ben bu kaldirimlarin emzirdigi cocugum! Aman , sabah olmasin, bu karanlik sokakta; Bu karanlik sokakta bitmesin yolculugum! Ben gideyim, yol gitsin , ben gideyim, yol gitsin; Iki yanimdan aksin, bir sel gibi fenerler. Tak, tak, ayak sesimi ac kopekler isitsin; Yolumun zafer taki, golgeden tas kemerler. Ne sabahi goreyim , ne sabah goruneyim; Gunduzler size kalsin verin karanliklari! Islak bir yorgan gibi, simsiki buruneyim; Ortun ustume ortun serin karanliklari. Uzaniverse govdem, taslara boydan boya; Alsa buz gibi taslar alnimdan bu atesi. Dalip sokaklar kadar esrarli bir uykuya, Olse, kaldirimlarin kara sevdali esi... |
| |
|
|
|
|
|
|
|